Çocukların Duygu İfadesinde Ailenin Tutumu

Çocuk Gelişimi

Çocukların Duygu İfadesinde Ailenin Tutumu

Çocukların en temel duygularını öfke, üzüntü, korku ve mutluluk oluşturur. Büyümeyle birlikte sevgi, kıskançlık, utanma, şaşkınlık, tiksinme gibi duygular da ortaya çıkmaya başlar. Pek çok duyguyu aynı anda yaşayabilen çocukların ne hissettiklerini daha rahat ifade edebilmeleri için duyguları tanıyor olmaları önemli etkendir. Çünkü kendi duygularını ifade edebilen çocuk, empati kurma yeteneğine sahip olurken büyümenin de etkisiyle kendi duygularını yönetmeye başlar. Duygularını yönetirken böylece öfke anlarında oluşabilecek olumsuz durumları da kontrol altına almayı başarır. Tüm bu hissettikleri duyguları gün yüzüne çıkarabilmelerinde ise ailenin önemli bir payı bulunur.



Çocukların Duygularını Ä°fade Etmesinde Ailelerin Tutumu ile ilgili görsel sonucuPeki, çocukların duygularını ifade etmesinde aileler nasıl destek olabilir?

Çocuğunuzu başka çocuklarla karşılaştırmayın. Çocuk, anne ve babası tarafından önemsenmek, değerli bir insan olarak kabul edilmek ihtiyacındadır. Onun başka çocuklarla karşılaştırılması, kendini değerli bir insan olarak görmesini engeller. Çocuğun kendine özgü, bağımsız bir birey olarak kabul edilmesi, ruh sağlığının temelini oluşturur.

Yarı dinleme yerine tüm dikkatinizi vererek dinleyin. Çocuklar dinlenmemeleri ve ciddiye alınmamaları konusunda aşırı duyarlıdır. Dinlenmediklerini hemen fark ederler. Dinlenmemektense ebeveynin karşıt görüş bildirmesini bile kabullenebilirler. Anne – babasının kendisini dinlediğini gören çocuk önce kendisine değer ve önem verildiğini, kabul edildiğini, buna bağlı olarak da sevildiğini düşünür. Aynı zamanda çocuk duygularını ifade etme olanağı bulduğundan ‘’Anlaşıldım’’ duygusunu yaşar ve rahatlar. Bu durum çocuğun benlik saygısının artmasına da katkı sağlar.

Duyguyu reddetmek yerine isimlendirin. Ebeveyn duyguya bir anlam verdiğinde çocuğu daha kötü etkileyeceğinden korktuğu için, genellikle bu tür bir yaklaşımda bulunmaz. Çocuğu kötü duygusundan uzaklaştırmaya çalıştığımızda o daha çok üzülür. Oysa tam tersi doğrudur. Çocuk hissetmekte ve düşünmekte olduklarını, kısaca o anki yaşadıklarını sözcükler halinde duyduğu zaman rahatlar. Bir başkası, onun iç dünyasında yaşadıklarını anlayabilmiş ve bunu dile getirmiştir.

Açıklama ve mantık yerine çocuğa isteklerini bir hayal dünyasında sunun. Çocuklar elde edemeyecekleri bir şey istedikleri zaman, yetişkinlikler çoğunlukla, çocukların isteklerine ulaşamamalarına mantıklı açıklamalar getirerek karşılık verir. Ama çocuklar, çoğu kez ne kadar çok açıklama yaparsak o kadar isyankâr davranabilirler. Bazen sadece bir şeyi ne kadar çok istediğinizi anlayan birinin olması, gerçeği kabullenmeyi kolaylaştırır.

Sorular ve öğütler yerine bir sözcükle onaylayın. Herhangi biri tarafından sorgulandığı, suçlandığı veya öğüt verildiği zaman çocuğun yapıcı ve olumlu düşünmesi zordur. Basit bir ‘’Yaa, Hımm, Anlıyorum’’ bile bazen çok işe yarar. Bu tür onaylamalar; anlayışlı, sıcak bir sarılmayla da pekiştirildiğinde, çocuğa kendi düşünce ve duygularını keşfetmesi için ortam hazırlar ve kendi çözümlerine ulaşmasını sağlar.

Yorumlar

İlk yorumu siz yazın!

Bu konu için hiç yorum yazılmamış, ilk yorumu siz yazarak destek verin!

Yorum Yap